CHP TEKİRDAĞ ESKİ İL BAŞKANLARINDAN KILIÇDAROĞLU’NA KARŞI ZEHİR ZEMBELEK AÇIKLAMA


CHP Tekirdağ eski il başkanları bir araya gelerek partiyi ve Türkiye’yi olumsuz şartlara sürükleyen eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik paylaştıkları yazılı ortak açıklamada: "Kılıçdaroğlu eğer bu ülke için hizmet etmek istiyorsa, siyasi iktidarın yarattığı bu durum karşısında kendi ikbalini değil, ülke geleceğini düşünmelidir." ifadelerine yer verdi.
"Kılıçdaroğlu’nun talebi üzerine Parti Genel Merkezini işgal ettiler. İşgal için biber gazı kullanmaktan çekinmediler. Yasal delegelerin seçimi ile belirlenen Genel Başkanı ve Yönetimleri görevden aldırdılar, baba ocağından zorla dışarı çıkardılar. Yerine ise karşılarında 13 seçim kaybederek sınanmış, parti tabanında kabul görmeyen bir ismi, Kemal Kılıçdaroğlu‘nu getirerek CHP‘yi acze düşürmeyi hedeflediler." şeklinde yapılan açıklama şu şekilde gerçekleşti:
CHP çatısı altında yıllarca hizmeti olan geçmiş dönemlerin CHP İl Başkanları olarak, son günlerde yaşanan olumsuzluklar özellikle de hukuka aykırı Mutlak Butlan kararı karşısında bir araya gelerek durumu değerlendirmek ve olası çözümleri belirlemek adına toplanarak fikir alışverişinde bulunduk ve görüşmelerimizi aşağıdaki metin ile kamu oyuyla ve ilgililerle paylaşmaya karar verdik.
Ülkemizin ve CHP'nin kurucusu önderi Mustafa Kemal ATATÜRK‘ün aramızdan ayrılışı sonrasında gelişmekte olan bir ülkenin gelişim çalışmalarını sabote etmek, kendi ayaklarının üzerinde dik durabilmesini önlemek adına defalarca demokratik yaşamımız darbelere maruz kaldı. Sözüm ona demokrasiyi taçlandırmak, daha iyi bir Türkiye yaratmak adına yapıldığı iddia edilen bu darbeler ne demokrasiye ne Ülkemize ne de yaşayanlarımıza olumlu bir katkı veremedi. Her Darbe sonrası Ülke çağdaşlaşma mücadelesinde ne yazık ki kan kaybetti geriye düştü.
Postal seslerini duyduğumuz bu darbeler tüm olumsuzlukları ile geride kaldı. Ancak bu kez ne yazık ki postal sesleri duyulmayan, sinsi bir sivil darbe ile karşı karşıya kaldık. Devletin tüm kurumlarını ele geçirme fırsatı bulan, arkasına dini duygularımızı alarak bizleri sömüren FETÖ Tarikatı ile (sonrasında terör örgütü ) adalet anlayışından, uygarlık yürüyüşünden uzaklaştırıldık. Sonrasında ise bu yaşananları fırsat bilerek demokrasi bize bir beden büyük geldi, bu Ülke tek kişinin kararları ile daha iyi yönetilir dendi ve parlamenter sistemden ayrılarak kendimizi tek adam rejimine teslim ettik.
24. 06.2014 tarihinde geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte yapılan yeni düzenlemeler ile kaybettiklerimizi veya en azından olumsuzluklarını kısaca sıralayacak olursak :
1- Demokratik yaşamın güvencesi olan kuvvetler ayrılığı ilkesi (yasama ,yürütme yargı ) düzenlemesi sona erdi. Her üç güç bir kişiye teslim edildi.
2-Seçilenlerin değil atananların egemenliğinde bir yönetim tarzı gerçekleşti.
3- Topluma tanınan bir çok demokratik hak birer birer ortadan kaldırıldı.
4-Özellikle Devletin en önemli gücü olan Yargı erki ele geçirildi. Kendi istedikleri gibi kullanılır hale getirildi. Bu güç kullanılarak siyasiler, gazeteciler , kendilerine muhalif iş adamları ,aydınlar zindanlara atıldı. Yetmedi, mevcut iktidarın varlığını koruması adına anlaşılması güç ve kabul edilemez bir Mutlak Butlan kararı ile bu kez muhalefeti yok etmeye kalkışıldı.
5-Ülkenin ekonomik varlıkları yandaşlara teslim edildi. Haksız kazanç hak haline getirildi. Doğanın katledilişine imkan verildi. Akbelen de bölge yaşayanlarının, doruk madencilikte emekçilerin, gezi olaylarında demokrasi isteyenlerin talepleri duyulmadı veya dikkate alınmadı. Her şeye rağmen direnç ve mücadele ile bu hakların bir kısmı kazanıldı. Özellikle sabah kapatılmasına karar verilen bir üniversite akşama tekrar açıldıysa bu durum mücadeleye devam dendiği için gerçekleşti. Ama nasıl ve kimler tarafından yönetilmekte olduğumuzu da bir kez daha gözler önüne serdi. O halde mücadeleye devam.
6-Ahlaki normlar yok edildi veya yeniden ama kendi istedikleri niteliklerde tekrar yazıldı.
Daha nice olumsuzlukları yaşadık. Ama her şeye rağmen vatandaş nezdinde tek güç haline gelemediler. Bu kez siyaseti yeniden dizayn etmeye, muhalefeti denetim altına almaya, kimin ve ne şekilde muhalefet yapması gerektiğini belirlemeye karar vererek eyleme geçtiler. İşte bu aşamada halen Ülkenin 1. Partisi olan CHP'yi yok etmeye karar verdiler. Çünkü ne yaparlarsa yapsınlar halkın sağ duyusunu ortadan kaldıramıyorlar ve ilk seçimde iktidarı kaybedeceklerini görüyorlardı.
Bu nedenle Yasaları kendi istedikleri biçimde değerlendirerek, 3 yıl önce yapılmış CHP 38. Olağan Kurultayını yasal mevzuata aykırı olarak yasaları yok sayarak Mutlak Butlan kararı ile iptal ettirdiler. Karara göre yetkilendirilen Kılıçdaroğlunun talebi üzerine Parti Genel Merkezini işgal ettiler. İşgal için biber gazı kullanmaktan çekinmediler. Yasal delegelerin seçimi ile belirlenen Genel Başkanı ve Yönetimleri görevden aldırdılar, baba ocağından zorla dışarı çıkardılar. Yerine ise karşılarında 13 seçim kaybederek sınanmış, parti tabanında kabul görmeyen bir ismi, Kemal Kılçdaroğlu‘nu getirerek CHP'yi acze düşürmeyi hedeflediler.
Memurumuzun, emekçimizin, köylülerimizin , esnafımızın, kadınlarımızın, gençlerimizin ve daha nicelerinin gelecek endişesi yaşamasının önüne geçebilselerdi, can çekişen ekonomiyi, enflasyon canavarını kontrol altına alabilselerdi, özetle başarılı bir iktidar olabilselerdi bu yaptıklarına gerek duyulmayacaktı. Kendi ayıplarını, beceriksizliklerini örtmeye çalışmalarına gerek duyulmayacaktı.
Bu gün Ülkede çöken bir ekonomi, geçinemeyen milyonlar, zindanlara haksız yere atılanlar, yasa tanımazlık ile yürütülen çalışmalar, kısıtlanan özgürlükler, iktidar olmanın verdiği sınırsız güçle yaşanan siyasi ayak oyunları artık bu gidişe dur demeyi zorunlu hale getirmiştir.
Bu nedenle her şeyden önce bu iktidardan halkı kurtarmak zorundayız. Bunun içinde CHP üzerine oynanan oyunları önlemek ve dimdik duran güçlü CHP yapısını sürdürmek zorundayız. Özellikle halen CHP üyesi olan birilerinin kendi partilere yönelik siyasi oyunlara katkı vermesini ise kabul edemeyiz, etmemeliyiz.
Kılıçdaroğlu eğer bu ülke için hizmet etmek istiyorsa, siyasi iktidarın yarattığı bu durum karşısında kendi ikbalini değil Ülke geleceğini düşünmelidir. CHP üyesi olarak partisine ve dolayısı ile Ülkesine zarar verecek bir davranış içinde olmamalıdır. Yaratılan bu fiili durum karşısında bir an önce olağanüstü kurultay kararı almalıdır, Ülkenin mevcut siyasi iktidara teslim edilmesine ortak olmamalıdır. Kendisine bahşedilen Genel Başkanlık makamını partiyi basmak, partililere zarar verilmesine neden olmak şeklinde kullanmamalı hatasından derhal geri dönmelidir. İntikam duygusu ile değil ülke sevgisi ile hareket etmelidir. Böylece yaratılmak istenen bu kaotik ortam sona erecektir. Kendisi de hainlikle, iktidar ortaklığı ile suçlanmayacaktır. Ancak bu güne dek yaşananlara, yetkisine sığınarak yaptıklarına bakıldığında Kemal Kılıçdaroğlu‘nun beklentilerimize cevap olmayacağı yada olamayacağı görülmektedir.
Adalet Bakanı tarafından mutlak butlan kararını öven, yargılama süreci devam ederken makamından aldığı güçle yargıyı etkilemeye yönelik tutum ve davranış içinde olmasını da kınamaktayız. Konu ile ilgili suç duyurusunda bulunma hakkımızı da saklı tutuyoruz
Gelecek ne gösterecek bilemeyiz. Ancak gerçek olan 2 dudak arasından ve tek bir beyinden sürdürülmeye çalışılan bu düzen iflas etmiştir.
Bizler müreffeh bir Türkiye umudu ile her yönü ile iflas etmiş bu düzeni kabul etmiyor, halkımızı bizimle birlikte ülkemizi yeniden imar etmek için el ele kol kola olmaya çağırıyoruz. Bu çağrımız diğer yandan bir an önce olağanüstü kurultayın toplanması çalışmalarına başlanmasına yöneliktir. Olağanüstü kurultayı engelleyerek, uzun bir süreci gerektiren olağan kurultay yapma heveslilerini bu heveslerinden Ülke adına vazgeçmeye davet ediyoruz. Çocuklarımıza onurlu bir geçmiş bırakmak istiyorsak, ailemizin gelecekte bu gün yapılanlar nedeni ile utanç duymalarını istemiyorsak tek yol budur.
Unutmayın başka Türkiye yok ve gideceğimiz başka bir yerde yok.
Tüm Ülke severlere saygı ve sevgilerimizle …
Geçmiş Dönemler Tekirdağ İl. Başkanları
Mehmet Nuri SAYGUN
Güneş GÜRSELER
Recep PALABIYIK
Aydın KURBAN
Fahrettin MEKER
Recep ÖKTEN
Şener SAYGIN
Salih TOKER
Sami EREN
ŞEREF ÇETİN
Eşref KAVAK
Okunma Sayısı : 198










